Eylem Ataş’ın son mektubu: Çocuklarımızın cansız bedeni kıyılarımızı vurmasın diye…

Onlar ki Dünyada Kahraman Olmaya Mahkumdur

Sislenen Anılar Kaldı Onlardan

Renkleri Bozulup Duran

Solgun Anılar Nasıl Yazılmalı ki Silinip Gitmesin

Bulutlar Gibi Çekilmesin Gök Boşluğuna

Hoş Olsun Bütün Verdikleri Aldıkları Su Çiçeklerinin

Gül Susar Çiğdem Uyanır

Tüfek Başlar Konu Değişir

Hep Böyle Süreceği Sanılır Gül Hikayesinin

Hep Böyle Sürer Gerçi Ama Bir Gün Sonu

Değişir Baştan yazacağımız hikayelerimiz,

Değiştireceğimiz adil bir hayat için aldığım bu kararı sizinle paylaşıyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim, Ortadoğuda, ezilen insanlardan yana yeni bir tarih yazılıyor. Bize düşen de bu tarihi yazanların, yanında yer almaktır. Yani çocuklar daha çok ekmek yesin diye, yani insanlar gözlerimizin önünde parçalanmasın diye, yani bizim çektiğimiz sıkıntıları yeğenlerim Mahir Ulaş ve Eylül yaşamasın diye. Bir alıntıyla, Mamoste Çorumi’nın de dediği gibi biz Peter Pan olup yanlarına gidelim ki çocuklarımızın cansız bedeni kıyılarımızı vurmasın diye…”

Eylem Ataş