Kemal Taşyakan yazdı – Parola : Öncüleşmek

Komünarcıların bildirimleri doğrultusunda 9-16 Mayıs tarihleri arasında “Ölümsüzler Haftası” içerisindeyiz. Bu hafta kapsamında komünarcılar tüm sahalarda, savaş alanlarında, ülkede, yurtdışında, zindanlarda önderlerini anıyor, onları yaşıyor – yaşatıyor. Her komünarcının en yüksek yoldaşlık çizgisi ölümsüzleridir. Onların adını, değerlerini, her yerde, her koşulda, her zor altında, her başarıda haykırmak komünarcıların andıdır.

Uğrunda ölümü göze alarak zafere adanmış bir partinin içerisinde önderleştiler, ölümsüzleştiler. Ulaş Adalı’nın “aslolan örgüttür, aslolan mücadeledir” sözü, Mehmet Kurnaz’ın varlığında ve yokluğunda her zerresine kadar armağan ettiği “yenilmez bir savaş örgütü kurma” iddiası, Cömert Efe’nin “belki Lenin’in fedaisi olamayabilirim ancak özgürlük güçlerinin fedaisi olmaya hazırım” beyanı, Bayram Ali’nin “ben bu örgütün geleceğiyim” iradesini ard arda okuduğumuzda her adımlarında, her eylemlerinde partide ısrarın resmini görürüz. O nedenle bugün onların adını zikretmek, onları yaşatmak, onları anmak ve onlara değer vermek, onların tüm yaşamlarını teslim ettikleri, değeri ve eseri haline gelen partisine ve ölümsüzlerin izinden giden genç savaşçılara da değer ve destek vermeyi, el uzatmayı, elinden tutmayı gerekli kılmaktadır. Çünkü onlar en büyük değer olarak parti çizgisinin kararlılığını yaşamları ile ortaya koydular. Bu nedenle komünarcılar ve özgürlük güçleri ölümsüzlerin partisidir. Ölümsüzler yenilmezler, yenilmedikleri için ölümsüzleşmişlerdir. Bunun içindir ki ölümsüzlerin kurduğu parti de yenilmez bir savaş partisidir.

Parti; ölümsüzlerde cisimleşen kararlılığı üç ay önce ilan ettiği kongrede “Partiyle Zafere Ulaşacağız” çizgisi ile yeniden ortaya koydu. Ölümsüzler Haftasını, ikinci kongreyle anlamak, yorumlamak, zaferin öncüsü olmaktır. Kongre her türlü tasfiyeci ve parti kaçkınlığına, bozgunculuğa karşı sorunları parti bütünlüğünde çözme gayretinin sonuçsuz kalması sonucunda, bu eğilimleri parti dışına çıkarmış ve kendini “yeniden yapılandırmanın örgütsel karşılığı olarak güçlü katılım, güçlü bütünleşme, güçlü önderlik dizilimi”(2.kongre kararları) ile yenilemiştir. Kongre kararlarından Ölümsüzler Haftasının parolası: Öncüleşmektir.

“Bir kartalı göklerde süzdüren şey sadece hava akımını yakalaması değildir, iki kanadının eş zamanlı güçlenmesi ve büyümesidir.” Öncüleşme partinin iki alanını birbirini öncelemeden, aynı mekanda ve aynı zamanda büyütmekten geçer. Parti örgütsel öncüleşmesini, kadroların hiç durmadan kitle içinde çalışmasından, partinin sözünü militan meşru mücadelede kitleselleştirmekten alır. Ölümsüzlerin öncüleşmesi ve komün gücü niteliğine sıçraması atılım öncesi yürütülen kitle çalışmalarından ve militan eylemlerindeki öncü misyondan gelir. Kongre kararlarından ölümsüzleri anlamak militan meşru kitle mücadelesini ertelememekten, onun içinde öncüleşmekten geçer. Bugün ölümsüzlerimize ait yüzlerce fotoğraf miting meydanlarında barikat taşlarken, mahallelerde, fabrika önlerinde çalışma sürdürürken, kadın eylemlerinde meydanları mora boyarken, Soma katliamında kitlesel olarak sermayenin bürolarını ateşe verdiği eylemlerde , 11 Haziranda barikat başlarında çekilmiştir. Aziz, demokratik-akademik alanda gençlik önderi olma vasfıyla Özgürlük Güçleri’nde Rasih olmuştur. Bayram Ali kapalı mekanlarda değil, her gün adım adım Çukurova sokaklarında kitle çalışmasının içerisinde saf tutmuştur. Kadrolar aynı zamanda kitle önderleridir. Bu önderlik vasıfları onlara dışarıdan biçilmiş bir lütuf değil, tersine kitle içerisinde sürdürdükleri mücadeleden teorisi, pratiği, yaşamı ve savaşçılığı ile kazandıkları sayısız tecrübelerden süzdükleri bir edinimdir. Saatlerimizi devrime ayarlıyalım diyordu Rasih. Bugün yakın tarihimizin oldukça kritik, yakıcı bir sürecine giriyoruz. Egemenler arası çelişki derinleşiyor, burjuvazi yönetemiyor. Sokaklar eskisi gibi yönetilmek istemiyor. Bu çatışmalı süreç kitleler içerisinde düne göre daha hızlı kök salınabilecek zemin hazırlıyor. Komünarcıların bu çelişkileri devrimin lehine çevirebilmesi için her gün alanlarda, sistemli hedefli siyasal çalışmaya girmesi ve alanda öncüleşmesi gereklidir. Parti ajitasyon ve propagandasını onun sahipleri olan işçi sınıfı ve ezilenlere taşıyarak, ölümsüzlerini yaşatır, savaştırır. Zahide barikatlarda yeniden doğacaksa, yüzlerce barikat yapıcısına ihtiyaç vardır. Komünarcılar her dönem kendi yolunu açan pratiklere öncülük etti. Bugün de kitle mücadelesini büyütmek, ona yeni bir militan kanal açmak için birleşik devrimci merkezin kurmaylığında sokakları burjuvalar için de yaşanılmaz hale getirecek militan mücadeleyi örmektedirler. Bu pratikler devrimci bir ayaklanmanın provalarıdır. Öncüleşmenin, provalarıdır.

Kanatları güçlü kılacak bir diğer şey kadronun öncüleşmesidir. Kadro öncüleşirse parti öncüleşir. Parti programının kitlelerde kurtuluş umudu yaratması hem Leninci Marksizmi tahrip edici akımlara karşı ideolojik üstünlük kurması hem de kitlelere doğrudan öncülük etmesiyle mümkündür. Bu da kadronun günlük hayatını kongre kararlarının açığa çıkardığı stratejiye uygun örmesine bağlıdır. Kongre kararları, yenilmez bir savaş partisi iradesinin bütünleşmesini sağlamıştır. Ancak bunun yolu kadronun ideolikleşmesi ile mümkündür. “İdeolojik kopuşun derinleşmesi, kadro da parti kimliğinin oturması, kadronun partileşmesi ve parti çizgisine sahip olmasıdır.” (2.kongre kararları)

Parti “ya zafer ya zafer” sloganıyla cisimleşen zafer gücüdür. Zafer gücünün kadrosu zafer kişiliğidir. Ölümsüzler kendi kaderlerini hedefte birleştirmiş bir yaşamı ortaya koymuşlardır. Komünarcıların kadro çıtası ölümsüzlerin izinde kendi kaderlerini işçi sınıfının zaferine kilitlemiş başkaca bir yaşamı reddeden zafer kişiliğidir. Bu gücün irade birliği yaptığı parti, faşizmle ve burjuvazinin her türlü devlet biçimiyle dövüşmeye aday partidir. Gizli hücreleri ile komiteleşmiş, işleyişi yer altında inşa edilmiş, tüm güçleri yer üstüne nüfus etmiş bir parti, düşmanı istediği zaman istediği yerde kavgaya çağırabilir. Ölümsüzleri toprağa verdiğimiz bir çok kentte onlar toprağın altında partinin kökleri oldular, parti tarihi oldular. Kongre kararları bu köklerin metropollerde filizlenmesine, yeşermesine, bir sarmaşık gibi iktidar gücünü sarmalamasına cevap vermektedir.

Ölümsüzlerimiz tasfiyeciliğin ve teslimiyetin karşısına dikilmiş irade abidelerimizdir. Dörtlerin teslim olmayan savaş iradesi ve Mehmet Ali’nin kaçkınlara rağmen partiyi savaş cephesine taşıması tasfiyeciliğe karşı partiye ve kadroya yapılmış öncülük tarifi, öncülük deklarasyonu olmuştur. Bugün zindanlarda süren direnişe çoşkuyla kendi kararları ile katılarak 75. gününe ulaşan Komünarcı tutsaklarda göstermiştir ki, komünarcılar zaferi görüyor, zafere yürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir