Kadın Komünarlar’dan “Ölümsüzler Haftası” açıklaması: Cemre, İdil ve Zahide’nin Mücadelesini Zafere Taşıyacağız!

Onlar ki dünyada

kahraman olmaya mahkûmdurlar

Sislenen anılar kaldı bize onlardan

renkleri bozulup duran solgun anılar

Nasıl yazılmalı ki silinip gitmesin

bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

Bileği güçlü ve gözüpek avcılar mıydı

Onları kuşatıp yeryüzü cennetinden atan

Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi

vurulup düştükçe ışığını karartan

O serüvenlerin günlüğü tutulmadı

yazılmadı o insanların destan şiiri

Kadın Komünarlar Birliği 2015 yılında savaş alanlarında kuruluşunu ilan ederken mücadele pratiğimizin rotasının savaş alanlarından, savaşın içinden geçmek olduğunu açıkca ifade etmişti. KKB ve KÖG kuruluşunun temel taşlarını üniversitelerde, liselerde, evlerde, işyerlerinde, sokakta barikat başlarında, dağlarda direnen kadınlardan oluşturdu. Mücadelenin her boyutuyla bizleri kuşattığı günlerde kurulan örgütümüz, kuruluşundan ve 2. kongresinden aldığı güçle bugün de aynı kararlık ve rotadadır. Faşizmin tüm insanlığı hedef alan saldırılarına karşı bugün yine aynı cesaret ve inançla savaştığımızı, kadınların, gençlerin, işçi sınıfı kitlelerinin ve tüm ezilenlerin tarafında bu savaşı yükselteceğimizi, kazanana denk yorulmayacağımızı yineliyoruz.

KKB kuruluşundan bugüne tüm savaş meydanlarında , savaşın erişebileceğimiz tüm cephelerinde; dağda, Rojava’da, Türkiye’de, zindanlarda, düşmanın nefesimizi hissedemeyeceği yakınlıkta ve ustalıkla dövüşerek ve her mevziden erkek egemenliğe, kapitalizme ve AKP-MHP faşizmine karşı mücadele etmeyi hedeflemiştir. Erkek egemenliğe ve faşizme karşı savaşın her alanında kadınların, ezilenlerin ve işçi sınıfı kitlelerinin sesi olmayı ve mücadelemiz zaferle sonuçlanana kadar nefesimiz kesilmeden savaşın her alanına koşmayı kendimize pusula edindik. Mücadele kararlılığımızı Kobane’den, Afrin’e gittiğimiz her cephede , IŞİD ve işgalci T.C güçlerine karşı sıcak savaşın sürdüğü her alanda ön saflarda savaşarak filizledik. Ön cephelerde kaybettiğimiz Cemre, İdil ve Zahide yoldaşlardan aldığımız cesaretle durmaksızın savaşacağız.

Bugün bizlere şükretmeyi, biat etmeyi, boyun eğmeyi dayatan, sömürü, kriz, zindan, katliam dışında bir yaşamı imkansızlaştıran faşizme karşı ölümsüzlerimizin cüretkarlığı ile bilincimizden Eylem’in , Asiye’nin , İdil’in cesaretini, emeği ve gülüşlerlerini çıkarmadan düşman topyekun yıkılana denk onların sözü ve silahı olmayı sürdüreceğiz.

Ölümsüzlerimiz sınırsız ve sömürüsüz bir dünya için savaştılar , bu amaçla devrim için mücadele ateşi nerede yanıyorsa oraya koştular. Arkalarına dönüp bakmadan, kaybedecekleri hiçbir şeyi olmayanlar safında ölümsüzleşen kadın yoldaşlarımız, partimiz saflarında, yenilmez çetelerin ve orduların buz kıracağı olmuşlarıdr. Onlar Mirabel Kardeşler’in, Ulrike’nin, Arin Mirkan’ın, Sarya’nın, Meryem in, Jale ve İvana Holfman’ın ardıllarının bayrağıdır. Ölümsüzlerimizin bize mirası, onlardan aldığımız azimle, onların direngenliği ve kadın kurtuluş perspektifimizle savaşımızı zafere taşımaktır.

Geçmiş mücadele ve devrim deneyimlerinden aldığımız güçle örülen kadın perspektifimizle bugün artarak devam eden ve sistematik olarak beslenen patriyarkanın tüm biçimlerine karşı direngenliğiyle, bizlere zaferi işaret eden kadınların mücadelesini büyüteceğiz. Örgütlü bir bütünlük olan patriyarka ve toplumsal cinsiyetin tüm biçimlerine karşı saflarımızda ve dışımızda başlattığımız savaşın sesini tüm kadınlara duyurmaya çalışacağız.

Türkiye’de toplu taşımada tacize uğrayan, mahallelerinde istismar edilen, erkekler tarafından katledilen,krize karşı mücadele eden, cezaevlerinde erkek iktidarın saldırıları ve tecritine karşı direnen, cezaevleri önlerinde beyaz tülbentleriyle direnişi büyüten annelerin ve tüm kadınların mücadelesini zafere taşıyacağız.

Kuşkusuz ki mücadelemiz bizden önce savaşan, direnen tüm kadınların mücadele perspektifiyle geliştiği gibi yeryüzünde tek bir kadının sömürülmediği, ezilmediği, taciz ve tecavüze uğramadığı güne kadar devam edecektir. Her birimiz bu tarihsel savaşın kıvılcımları olmaya adayız.

Cemre, İdil ve Zahide’nin yakmış olduğu öncü mücadele ışığının taşıyıcısı olacağız. KKB tüm parti ölümsüzlerini bu vesileyle bir kez daha anarak onlara karşı sözünü yineler; Ölümsüzlerin izinde, partiyle zafere ulaşacağız! DKP/BÖG tarafından ölümsüzler haftası olarak ilan edilen 9- 16 Mayıs’ta, ilk parti şehidimiz Bedreddin Akdeniz’in, Kobane savaşcımız Mahir Arpaçay’ın, gençlik önderi, komutan Aziz Güler’in, Minbiç’te en ön cephede toprağa düşen Eylem Ataş’ın, proleter bilinciyle saflarımızda savaşı yükselten Muzaffer Kandemir’in, enternasyonel savaşcımız Robin Agiri’nin, korkusuzca ve fedaice Dar Azza’da savaşan dört kurşunumuz Cenk Kılagöz, Özge Bali, Asiye Özlahlan, Yusufbaş Akay’ın, kurucu önderimiz Ulaş Bayraktaroğlu’nun, mütazı ve emektar savaşcımız İbrahim Tufan Eroğluer’in, HBDH’in öncülerinden Gökhan Taşyakan’ın, Afrin’de işgalci TC güçlerine karşı inançla mevzilenen şehit Görkem Tuğal, Hüseyin Cem Özdemir’in ve Dersim dağlarında ölümsüzleşen ve savaşı Türkiye’ye taşıyan Mustafa Barış Kalafat’ın bayrağını faşizmin burçlarına dikene kadar savaşacağız.

Cemre’ye, İdil’e, Zahide’ye, Sarya’ya, Arin Mirkan’a, Ivana Hoffman’a ve dünyanın her yerinde partiyarkal kapitalizme karşı savaşırken ölümsüzleşen ve erkekler tarafından öldürülen tüm kadınlara sözümüzdür ; Erkek egemenliğe, kapitalizme, faşizme karşı her mevziden savaşacağız. Yeryüzünde kadınların sömürüsü son bulana denk yorulmayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir