DKP/BÖG: Bostancı’dan Dar Azza’ya Komünarlar En Öne, İleriye!

27 Nisan 2009’da Bostancı’da Orhan Yılmazkaya’nın direnişi ile 27 Nisan 2017’de Dar Azza’da İdil Güler, Cömert Nazif Efe, Zahide Rosa Suk ve Cihan Efe’nin devrimci feda ruhu ile sergiledikleri direniş bugün birleşik devrim mevzilerinde partimizce örgütlenmeye devam ediyor.

Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarının özgürlük ve kurtuluş mücadelesinde can siperane bir dövüşün içine giren savaşçılarımızı partimiz saygıyla anıyor ve mücadele kararlılıklarını tüm kadrolarında örgütlüyor.

Bostancı ve Dar Azza devrimciliği partimizin TC faşizmini yıkmaktaki kararlılığının en somut ifadesidir.

Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklar, yoldaşlarımız!

Bilinmektedir ki mücadelemiz ve örgütümüz faşizmin ağır saldırıları altındadır. Hem ekonomik kriz hem siyasi tehditler bütün toplumu zorluyor. Yoksullar bir lokma ekmeğe, devrimci sol bu yoksulluğa son verecek bir atılıma ihtiyaç duyuyor.

Önemli bir seçim sürecini yaşadık. Yönetenlerin eskisi gibi yönetemediği, yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istemediği bir sonuç çıktı. AKP-MHP iktidar blokunun kısmen geriletildiği bir durum söz konusudur. Eşit olmayan ve iktidarın faşist baskıları altında yaşanan seçimlerde sağlanan bu gelişme bugün muhalefetin temsilcisi olarak pazarlanan ancak aslında bugüne kadar iktidarın koruyucusu olan CHP ve türevlerinden daha çok Türkiye ve Kürdistan işçi ve emekçilerine, devrimci ve sosyalist partilerine aittir.

Bunun en önemli kanıtı gelinen aşamada emekçi halkların sağladığı bu gelişmeyi köreltmek için AKP’sinden CHP’sine burjuva partilerinin “Türkiye İttifakı” adı altında buluşmaya çalışmalarıdır. Türkiye ittifakı olarak karşımıza çıkartılacak olan buluşmanın siyasal anlamı bütün sermaye partilerinin, sömürücü ve sömürgeci devlet zorunun işçiye, Kürde, Aleviye, kadına saldırıda buluşmasıdır.

Bu ittifak faşizmin buluşmasıdır. Panzehiri birleşik devrim mücadelesidir.

Birleşik devrim mücadelesinin örgütlenmesi bu tarihsel süreçte Türkiye ve Kürdistan devriminin kapısını aralayacak bir önem arz ediyor.

Bugün birleşik devrim mücadelesini örgütlemeye yetecek ideolojik birikim, politik deneyim ve kadro yapısı Türkiye devrimci hareketinde mevcuttur. Ancak yürürlüğe koyma konusunda irade, kararlılık ve cesaret eksiktir. Orhan Yılmazkaya ve Dört’lerin ölümsüzleşmelerinin yıl dönümünde onların devrimci eylemleri bize bu eksiklerimizi gidermemiz için yol gösteriyor.

DKP/BÖG birleşik devrimci mücadelenin örgütlenmesine Orhan Yılmazkaya’nın ve Dörtler’in ortaya koydukları devrimci kararlılık ve inatla yaklaşıyor. Tüm devrimci hazırlıklarını bu doğrultuda örgütlüyor. Ve Türkiye devrimci güçlerini de faşizmi yıkma kavgasında en öne çıkmaya, ileri atılmaya çağırıyor.

Birleşik devrim mücadelemiz mutlaka kazanacak!

Bostancı ve Dar Azza Şehitleri Ölümsüzdür!

Yaşasın Birleşik Devrim Mücadelemiz!

Devrimci Komünarlar Partisi/Birleşik Özgürlük Güçleri

27 Nisan 2019